* * *

Gönderen Konu: Denizli ili GeneL Bilgiler  (Okunma sayısı 954 defa)

Çevrimdışı HaşR

  • !
  • S|YöNetiCi
  • SüPeR üye
  • ******
  • Üye Puanl +6/-1
Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #15 : 18 Aralık 2011, 12:16:57 »
Baklan
Tarihçe :
    İlçenin kesin kuruluş tarihi bilinmemekle beraber, tahminen 1200 yıllarında Anadolu Selçuklu Devleti zamanında, Horasan Beylerinden Abdi Bey, oymağı ile Baklan ovasında ilk yerleşimi kurmuştur. Baklan Arapça'da zahire anlamına geldiğinden ovaya, Baklan denilmiştir. Daha sonra Anadolu Selçuklu Uç Beyleri'nden Hüsamettin Bey (Dede) gelerek buraya yerleşmiştir. Çarpışmalar sonucunda ölen Hüsamettin Bey için bugün hala ayakta duran türbe inşa edilmiştir. Bundan sonra ilçeye Dede'nin adından dolayı Dedeköy denilmiştir.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    Beşparmak dağının batı eteğinde kurulmuş olan Baklan'ın doğusunda Dazkırı ilçesi,batısında Çal,kuzeyinde Bekilli ve Çivril,güneyde Bozkurt ilçeleri bulunmaktadır. Denizli iline 60km. uzaklıktadır. 950 mt. rakımı ile bölgenin en yüksek yerleşim birimidir. İlçeye bağlı bütün köyler Baklan ovasındadır. Büyük Menderes akarsuyu ilçeden geçmektedir. En büyük ovası Baklan ovası,en yüksek dağı 1307 mt. yüksekliğindeki Beşparmak Dağıdır. İlçe, İç Anadolu yayla iklimi (kışın soğuk ve yağışlı, yazın serin ve kurak) hakimdir.
    2007 yılı nüfus sayımına göre;
Ekonomik Durum :
    İlçe merkezi kasaba ve köylerinde iş ve çalışma hayatı genel olarak tarıma dayalıdır. Sanayi kuruluşu yoktur. Halk genelde kendi arazilerinde çalışmakta ancak sulama imkanı olmadığından istenilen verim alınamamaktaydı. Baklan ovasında yapılmakta olan toprak ıslah çalışmaları,sulama kanalı ve kanaletlerin devreye girmesiyle ilçe ve köylerinde yeni ve bereketli bir dönem başlamaktadır. Baklan ovasının tamamının sulanmasıyla birlikte, hem Denizli hem de Ege Bölgesi'nin çok büyük tarımsal potansiyelinin ekonomik olarak değerlendirme imkanı bulacağı, çeşitli uzmanlarca ifade edilmektedir.
Ey  Rahmeti Bol Pahişah Cürmüm iLe GeLdim Sana

www.Aradigim.net

Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #15 : 18 Aralık 2011, 12:16:57 »

Çevrimdışı HaşR

  • !
  • S|YöNetiCi
  • SüPeR üye
  • ******
  • Üye Puanl +6/-1
Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #16 : 18 Aralık 2011, 12:17:10 »
Bekilli
Tarihçe :
    1176 Miryakefalon Savaşı'ndan sonra Süleyman Şah'ın uç beylerinden Yahya ve Bekir Beyler tarafından Türk egemenliğine katılmıştır. Bundan dolayı ilçenin bir mahallesi Yahyalar adını almış, Bekir Bey'in adı da ilçeye verilerek, Bekirli denilmiş ve daha sonra ilçenin adı halk arasında Bekilli olarak söylene gelmiştir. Bekilli, Osmanlılar döneminden önce Ayonkarahisar Sancağı'na bağlı bir köy iken daha sonrada İzmir ve Denizli iline bağlanmıştır. 1910 yılında da bucak olarak Denizli ili Çal ilçesine bağlı kalmış, 1987'de çıkarılan 3392 sayılı kanun ile ilçe olmuş ve 09.08.1988 tarihinde teşkilatlanmasını tamamlamıştır. Kurtuluş savaşı yıllarında, İzmir'in işgalinden iki ay sonra, Bekilli de işgal edilmiş ve toplam 18 aylık bir işgalden sonra, 30 Ağustos 1922 günü bağımsızlığına kavuşmuştur.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    İlçe merkezinin Denizliye uzaklığı 86 km. dir. Toplam yüzölçümü 375 km 2 , rakım 850 m.dir. Bekilli'nin güneyinde Uşak, kuzeyinde Çal, doğusunda Çivril, güney doğusunda Güney ilçesi bulunmaktadır. İlçe merkezi ve köylerin arazisi engebeli bir yapıya sahip olup sulanmadığı için verim alınamamaktadır. Tarıma en elverişli arazi kesimi Çoğaşlı ve Yeşiloba köyleri civarında bulunan Medele ovasıdır.
2007 yılı nüfus sayımına göre;
Ekonomik Durum :
    İlçe merkezi, kasaba ve köylerinde çalışma hayatı genel olarak tarıma dayalıdır. İlçenin en önemli sanayi kuruluşları sirke, pekmez ve şarap imalathaneleridir. Küçük çapta un değirmenleri ve demir doğrama atölyeleri ile tamir atölyelerinden oluşur. İlçede mermer, aspest, manganez, grafit, talk, vermikolit, gayenityebarit madenlerine ait yataklar bulunmaktadır. Bunlardan Çoğaşlı, Deşdemir ve Keselli köyleri civarındaki bazı mermer ocakları işletilmektedir. 40 civarında kültür mantarı üreticisi vardır.
Ey  Rahmeti Bol Pahişah Cürmüm iLe GeLdim Sana

www.Aradigim.net

Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #16 : 18 Aralık 2011, 12:17:10 »

Çevrimdışı HaşR

  • !
  • S|YöNetiCi
  • SüPeR üye
  • ******
  • Üye Puanl +6/-1
Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #17 : 18 Aralık 2011, 12:17:25 »
Beyağaç
Tarihçe :
    İlçe, tarım ve hayvancılığa elverişli arazi yapısı ile eski çağlardan itibaren yerleşime açık bir yöre olmuştur. Osmanlı Padişahlarından lll. Ahmet kızı Mihrişah Sultana, Beyağaç ve havalisini çeyiz hediyesi olarak vermiş, buranın geliri ise Mihrişah Sultan tarafından Medine'ye vakfedilmiştir. Burası Osmanlılar döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında Sazak köyüne bağlı mahalle iken, yakınına Sarıyer adı altında bir köy kurulmuş, daha sonra Sarıyer ile Eskere köyleri birleşerek Beyağaç adını almıştır. 6 Haziran 1972 tarihinde Belediye olarak teşkilatlanmış olan Beyağaç, 20.05.1990 tarihinde ve 3644 sayılı kanun gereğince ilçe olmuştur. 05.08.1991 tarihinde Kale ilçesinden ayrılıp fiilen ilçe olarak faaliyete geçmiştir.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    Beyağaç ilçesi, il merkezine 94 km. uzaklıkta olup, ilin güneyinde yer almaktadır. Doğusunda Acıpayam ve Çameli, batısında Kale, kuzeyinde Tavas ve güneyinde Muğla ile Köyceğiz ilçeleriyle çevrili olan Beyağaç ilçesi, Eskere ovası namıyla verimli bir ova üzerinde kurulmuş olup, ilçenin rakımı 650 m.dir. Bu ovanın içinden geçerek Muğla sınırlarına ulaşan Akçay, ilçedeki tek akarsudur.
    2007 yılı nüfus sayımına göre; 

    Ekonomik Durum :
   İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. 3500 hektarlık toplam tarım arazisi, ilçe yüzölçümünün % 18,08'ini oluşturmaktadır. En önemli geçim kaynağı tütün üreticiliği oluşturmaktadır. Çok azda olsa tütünün yanında buğday,arpa,mısır ve karpuz yetiştirilmektedir.
    İlçede Uzunoluk Köyü sınırları içerisinde bulunan ve bir maden şirketi tarafından işletilen krom işletmesi bulunmakta ve burada yaklaşık 100 işçi çalışmaktadır. Çıkarılan krom madeni Fethiye'den ihraç edilmektedir. İlçede Orman Ürünleri Sanayii dalında faaliyet gösteren kereste ve doğrama işletmesi de bulunmaktadır. İlçede yapımı tamamlanmış olan 5 milyon m 3 su kapasiteli Eşenler sulama göleti bulunmaktadır. Beyağaç ovasını sulamaya yönelik kanallarının yapımı tamamlandığında, ilçede kuru tarım yerini sulu tarıma bırakacaktır.
     Beyağaç sahip olduğu doğal güzellikleri ile gelecekte önemli bir turizm merkezi olma yolunda umut vadetmektedir. Beyağaç ilçesi Eskere Orman İşletme Müdürlüğü sorumluluk alanı içerisinde kalan ve Kartal gölü adı ile bilinen bölgede, yaşları 1265'i bulan görülmeye değer tabiat harikası karaçamlar bulunmaktadır. Eşine az rastlanan bu ağaçlar anıt ağaç statüsüne alınmış, bölge ise Tabiat Parkı Koruma alanı olarak ilan edilmiştir. Sandraz Dağının zirvesinde bulunan ve bir krater gölü olan Kartal gölü, kendisine özgü güzelliği ve çevresindeki anıt ağaçlarla birlikte önemli sayılabilecek bir ziyaretçi akınına uğramaktadır. Her yıl Ağustos ayının son Perşembe günü Kartal gölünde, Eren şenliği düzenlenmekte ve bütün ilçe halkı Kartal gölüne gelerek, geleneksel niteliği olan bu şenliğe katılmaktadır.
Ey  Rahmeti Bol Pahişah Cürmüm iLe GeLdim Sana

Çevrimdışı HaşR

  • !
  • S|YöNetiCi
  • SüPeR üye
  • ******
  • Üye Puanl +6/-1
Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #18 : 18 Aralık 2011, 12:17:40 »
Bozkurt
Tarihçe:
    Halk arasında 93 harbi diye bilinen 1876-1877 Osmanlı-Rus savaşı sırasında, Balkanlardan göç eden Türkler tarafından 1876 yılında Hambat ovasında kurulmuştur. Hambat adı Selçuklularca kurulan Han-Abat Kervansarayı'ndan gelmektedir. Kurulduğu yıldan 1955 yılına kadar köy statüsünde bulunan Bozkurt, 1955 yılında Bucak, 1956 yılında ise belediye olmuştur. 09.05.1990 tarihinde kabul edilen ve 20.05.1990 tarihinde yürürlüğe giren 3644 sayılı kanun ile ilçe olmuştur.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    Bozkurt ilçesi, Denizli ilinin doğusunda yer alır. Denizli'ye uzaklığı 52 km.dir. İlçenin doğusunda Denizli iline bağlı Çardak ilçesi, batısında Honaz, güneyinde Acıpayam, kuzeyinde Baklan ve Çal ilçeleri ile kuzeydoğusunda Afyon iline bağlı Dazkırı ile komşudur. Denizden yüksekliği 866.8 m.dir. Topraklarının büyük bir bölümü Hambat ovası içindedir. Yüzölçümü 400 km 2 'dir. İlçede, Akdeniz ile İç Ege iklimi arasında bir geçiş iklimi görülür. Genelde yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer.
    2007 yılı nüfus sayımına göre;

Ekonomik Durum :
    İlçe halkının çoğu tarım ile uğraşmaktadır. İlçede sulama imkanı olmadığından kuru tarım yapılmaktadır. İlçeye bağlı sadece Cumalı ve Tutluca köylerinde sulama için faaliyetler tamamlanmıştır. Arpa, buğday, kimyon ve tütün başlıca tarım ürünleridir. Bağcılık ise çok az yapılmaktadır. Sanayi yatırımları olarak; ham bez dokuma fabrikası, halı imalat ve turizme yönelik pazarlanması ve dört adet tekstil ve konfeksiyon atölyesi bulunmaktadır. Bozkurt orman alanlarının iyileştirilmesi projesi içinde 150 hektar alan devlet tarafından ağaçlandırılmıştır.
Ey  Rahmeti Bol Pahişah Cürmüm iLe GeLdim Sana

Çevrimdışı HaşR

  • !
  • S|YöNetiCi
  • SüPeR üye
  • ******
  • Üye Puanl +6/-1
Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #19 : 18 Aralık 2011, 12:17:55 »
Buldan
Tarihçe :
    Anadolu Selçuklu Devletinin göçmen Oğuz aşiretlerini Anadolu'ya sevk ve iskan ettirme uygulaması sonucu; Menderes akarsuyunu geçen bir kolun bugünkü Buldan yöresine 1215 yıllarında yerleştikleri tahmin edilmektedir. Buldan, 1779'da Aydın iline bağlı Bucak, 1807 yıllarında yine Aydın'a bağlı ilçe olmuş, 1883 yılında Denizli sancağına ve Denizli'nin 1923'de il olması nedeni ile Denizli'ye bağlanmıştır.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    İlçe, Ege Bölgesinin iç kısmında yer almakta olup, doğuda Güney, batıda Aydın iline bağlı Kuyucak, kuzeyde Manisa iline bağlı Sarıgöl, güneyde ise Sarayköy ile çevrilidir. Yüzey şekiller bakımından alçak ovalar ve platolar birbirini tamamlar. Arazinin tamamı denizden yüksektir. Buldan platosu alçalarak Sarayköy taban ovasına ulaşır. İlçenin diğer alanları dağ ve platolarla kaplıdır. İlçe merkezinin rakımı 690 m., yüzölçümü 518 km 2 olup ilçenin Denizli il merkezine mesafesi 46 km.dir. İlçe sınırları içerisinde Yayla gölü ve sulama amaçlı yaptırılan Derbent Baraj gölü bulunmaktadır.
    2007 yılı nüfus sayımına göre;


Ekonomik Durum :
    İlçede dokumacılık yöre halkının en önemli geçim kaynağını teşklil etmektedir. Buldan ekonomisi dokumacılığa dayanır. İsviçre'deki saat sanayiinde olduğu gibi ailece çalışılır. Ana baba ipleri hazırlar, tezgahta işlerler. Genç kızlar malların dikim ve paketlenmesini yaparlar. Çocuklarda masur makinalarında masur sararlar. Buldan da ilk dokuma kooperatifi 1937 yılında kurulmuştur. Daha sonraları Esnaf Kefalet Kooperatifleri, esnaf odaları ve dokumacı birlikleri kurulmuştur.bugünkü kooperatiflere 1500 civarında dokumacı üyedir. İlçede 4500 civarında motorlu tezgah, 650 civarında işleme ve nakış makinesi mevcuttur.
    Dokumacılık önceleri el tezgahları ile, elektriğin gelmesiyle mekanik tezgahlarda, günümüzde ise gelişmiş otomatik tezgahlarla sürdürülmektedir. Buldan ve çevresinde hakim olan el sanatı ailece işletme şeklindeki dokumacılıktır. Yörede dokuma boyacılığının hammaddesi olan ayva çekirdeği, nar kabuğu, ceviz yaprağı ve meşe palamudunun da çok bulunması ve yörenin doğu ticaret yolu üzerinde olması bu sanatın gelişmesini kolaylaştırmaktadır. Osmanoğullarının henüz Bursa'ya yerleşmeden Germiyanoğullarının aracılığı ile Buldan'dan kumaş temin ettikleri tarihi kayıtlarda mevcuttur. Osmanlı Devletinin kuruluşundan sonra da sarayın dokuma ihtiyacının bir kısmı Buldan'dan sağlanmıştır. Ertuğrul Gazi'nin içliği, Barbaros'un şalı, Padişah Genç Osman'ın gömleği Buldan' da dokunmuştur. Bu örnekler Topkapı Sarayı Müzesinde görülebilir.
    Türk dokuma kumaş ve işlemelerinde motifler genellikle bitkiseldir. Lale, Karanfil gibi çiçekler ve çeşitli dallar özellikle XVI.yüzyılda çok kullanılmıştır. Renkler kırmızı başta olmak üzere çini mavisi, güvez, pişmiş ayva ve savran sarısıdır. Bu gelenek Buldan dokuma ve işlemelerinde de açıkça görülür. Desenler geometrik bitkiseldir. Renklere ise kırmızı, sarı ve beyaz hakimdir. Kırmızı renkli bezler bayrak yapımında diğer renkler ise sarık ve iç çamaşırı imalinde kullanılmıştır.
    1779 yılına kadar Buldan'da dokumacılık, ilkel tezgahlarla yapılıyordu. Bu tarihten sonra Buldan'ın bucak olması Bucak Müdürünün çalışmalarıyla dokumacılığın gelişmesi için çözümler aranmış, Bursa'dan ustalar getirilmiştir. Bu ustaların yardımı ile mekiği boynuzdan, masurası kargıdan tezgahlarda 10 numaradan 20 numaraya kadar ipliklerle başörtüsü, peştamal, çarşaf gibi dokumalar yapılmıştır. 1910 yılında Osman SAY isimli dokumacı, İstanbul'da gördüğü çekme (kamçılı) bir tezgahı Buldan'a getirmiş, Buldan zamanın en ileri tekniğine sahip tezgahlardan yararlanma imkanını bulmuştur. Bu tezgahlarda pamuklu, ipekli kumaşlar dokunmuş, dokunan bu kumaşlar yıllarca çeşitli ihtiyaçları karşılamıştır.
    Dokuma araç ve gereçlerini günün şartlarına göre düzenlenmesi nedeni ile 1951 yılından başlayarak motorlu tezgahlar kullanılmaya başlanmıştır. 1969 yılında el tezgahları sayısı 1900 iken 1975 yılında bu sayı 432'ye düşmüş buna karşılık motorlu tezgahlar sayısı 1300'e çıkmıştır. Günümüzde ise motorlu tezgah sayısı 4500'e ulaşmış el tezgahı sayısı 40-50 civarındadır. Bugün ipekli vb. türdeki ince kumaşlar, peştamal, üstlük örtü türü dokumalar halen el tezgahlarında diğer türler ise motorlu tezgahlarda dokunmaktadır.
    1893 yıllarından beri eni 30 ile 60 santim arasında değişen ve atkıda bükülü iplik kullanıldığı için kıvır kıvır bir görünümü olan Buldan Bükülü Bezi iç çamaşırı yapımında özellikle iç gömleği olarak kullanılmaktaydı. 1930 yıllarında GROFON adını alan bu bez; düz renkli, çizgili ve kareli olarak dokunuldu. İzmir Valisi Kazım DİRİK'in emriyle İzmir'in bütün okullarında okul forması olarak kullanılmıştır. Daha sonraları düz, çizgili bordürlü, kareli olarak dokunan bu bezlerden yapılan kadın, erkek gömlekleri, çeşitli maksi elbiseler ve bluzların üzerlerine floş, sim ya da orlon ipliklerle işlenmiştir. 1970'li yıllarda bu bezler özellikle Almanya, Fransa, Belçika gibi Avrupa ülkelerine ihraç edilmiştir.
    Peştemaller ipekli ve pamuklu olarak dokunurlar. Peştemaller önceleri kadınlar tarafından sokağa çıkarken elbiselerinin üzerinden bele bağlanarak kullanılırdı. Bugün ise sehpa ve masa örtüsü olarak kullanılmaktadır. Çarşaflar tek ve çift kişilik ayrıca yatak ve yorgan için çeşitli ebatlarda ipekli ve pamuklu olarak dokunmaktadır. Daha çok pamuklu olarak dokunmaktadır. Daha önceleri çarşaf olarak kullanılan, ipekten dokunan HOŞGÖR bugün bez türü olarak kullanılmaktadır.
    Havlular jakarlı ve armürlü tezgahlarda dokunur. Her türlü el ve banyo havluları dokumaları devam etmektedir. Daha önceleri düz renkli ve kareli olarak dokunan erkek ve kadın mendilleri günümüzde dokunmaktadır. Masa ve sofra örtüleri mahalli geleneklere uygun turuncu, bej, kahverengi, petorol renginde kareli olarak dokunmaktadır. Bazılarını üzerlerine sonradan ipek veya sim ile işlemeler yapılmaktadır. İlçede Şezlongluk, tentetil ve çadır yapımında kullanılan branda bezi üretimi de yapılmaktadır.
    İlçede üretiler havlu türü mallar daha çok yurt içi piyasalarda tüketilmektedir. Son yıllarda Buldan bezinden üretilen fiskos vb. türdeki masa, sehpa örtüleri ve perdelikler yurt içi piyasasında olduğu kadar yurt dışına da ihracı yapılmaktadır. Buldan bezi üretimi ve tüketimi ilçe ekonomisinde önemli bir yer teşkil etmektedir. İlçede makine işletmeciliği de yaygındır. İplikle dokunmuş kareli bez ve kadife üzerine işlemeler yapılmaktadır. Bu işlemeler oda takımları, televizyon örtüleri, yatak örtüleri, namaz seccadeleri, bluzlar, yelekler ve elbiseler üzerine yapılmaktadır. Bu işlemelerde ipek, floş ve sim kullanılmaktadır. Dokumacılık Buldan ekonomisinin temelini oluşturmakta, her evde bulunan tezgahlarla bir aile sektörünü oluşturmaktadır.
    İlçe dokumacılığının tanıtımı için İzmir Fuarı başta olmak üzere çeşitli illerde açılan fuarlarda standlar açılarak Buldan dokumaları tanıtılmaktadır. Zaman zaman televizyon çekimleriyle, konferans ve panellerle tanınmış modacılarla işbirliği yapılıp Buldan bezlerinden yapılan kıyafetlerle defileler sergilenerek tanıtım faaliyetleri yapılmaktadır. Kaymakamlığımızın bünyesinde kurulan El Sanatları Merkezinde el tezgahları kurularak el dokumalarının üretimi yapılarak el tezgahlarının yeniden ekonomiye kazandırılmasına çalışılmaktadır. İlçede dokumacılığın yanısıra tarım, kırsal köylerde hayvancılık iş ve çalışma hayatının temelini oluşturmaktadır.
Ey  Rahmeti Bol Pahişah Cürmüm iLe GeLdim Sana

Çevrimdışı HaşR

  • !
  • S|YöNetiCi
  • SüPeR üye
  • ******
  • Üye Puanl +6/-1
Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #20 : 18 Aralık 2011, 12:18:10 »
ÇAL
Tarihçe :
    Kaynaklara göre antik adı Mosyna olan ilçenin, bugünkü Dağmarmara köyüne yakın bir yerleşim olduğu belirtilmektedir. Bölgenin Türk hakimiyetine girmesinden sonra yöreye yerleşenlerin demircilikle uğraşması nedeniyle Demirci köy olarak adlandırılmıştır. Daha sonra ÇAL adını almıştır. Çal ilçesi, 1862 yılında İzmir'e bağlı bir ilçe olarak teşkilatlanmış ve 1923 yılında da Denizli'ye bağlanmıştır. Kurtuluş savaşında Çal, faal bir ilçe olmuştur. Müdafa-i Hukuk ve Reddi İlhak Kongresine (22 Mart 1919), Çal'dan Müftü İzzet Efendi; İstanbul'da 12 Şubat 1920'de toplanan son Osmanlı Mebusan Meclisine de, Denizli sancağını Çal'dan Emin Efendi katılmıştır.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    Çal Anadolu yarımadasının batısında, Ege Bölgesinin doğusunda, Denizli'nin kuzeyinde çam bitki örtüsüyle kaplı bir ilçedir. İlçe merkeziyle birlikte, 7 kasabası ve 24 köyü bulunmaktadır. Çal'da İç Anadolu iklimi görülür. Kışları soğuk, yağışlı ve uzun süreli, yazları ise serin ve kurak geçer. Rakımı 850 m. olan arazi dalgalı ve yüksektir. Büyük Menderes başlıca vadisi, Baklan ovası da yüksek bir ovadır ve Çivril ovası ile birlikte 92.000 hektarlık bir alanı kaplar. Çökelez dağı eteklerindeki Çakırlar yaylası en önemli yaylasıdır. Büyük Çökelez dağı, Çal ile Sarayköy ve Denizli arasında uzanır. Yüksekliği 1840 m'dir. Büyük Menderes üzerinde Çal-Güney sınırlarında Adıgüzeller adında bir baraj yapılmıştır. Büyük Menderes vadisi boyunca zakkum ve hayıt türleri saz ve hasır otu bitkileri yetişir. İlçenin batısında ise çam ormanları bulunmaktadır.
    2007 yılı genel nüfus sayımına göre;

Ekonomik Durum :
    İlçe nüfusunun büyük bir bölümü tarımla uğraşmaktadır. Üzüm, bamya, elma, tütün, sebze, tahıl, anason, haşhaş gibi ürünlerden elde edilen gelir halkın geçimini sağlar. Üretilen elma ve üzümün kış aylarında saklanması için Hançalar Kalkınma Kooperatifi'nin 1000 ton, Çal Belediyesi'nin 15000 ton, Süller Belediyesi'nin 500 tonluk soğuk hava depoları bulunmakta, bazı köy ve kasabalarda az miktarda halı ve kilim dokumacılığı yapılmaktadır.
    Sanayi kuruluşu olarak Belevi köyü sınırı içinde Denizli Çimento Fabrikası, Akkent Kasabasında meyve suyu ve konsantre fabrikası bulunmaktadır. Ayrıca 400 işçinin çalıştığı fason tekstil (havlu, bornoz) atölyesi de kurulmuştur. Tarım arazilerinin yaklaşık %51'i bağ alanıdır. Genelde çekirdeksiz ve çekirdekli (kara üzüm, çal karası ve rezaki) üzüm üretilmektedir. Önceleri kuru üzüm olarak değerlendirilen ürün son yıllarda yaş üzüm olarak da pazarlanmakta ve ihraç edilmektedir. Bağcılık dışında zirai üretimde buğday, arpa, nohut ve anason üretimi yoğunluk taşımaktadır.
    Sakızcılar köyünde 2, ilçe merkezinde de 2 adet olmak üzere toplam 4 adet alabalık üretim tesisi faaliyetini sürdürmektedir. Ayrıca Adıgüzeller Barajında ve Büyük Menderes akarsuyunda balık avcılığı yapılmaktadır. İlçede ayrıca arıcılık gelişmektedir. İlçe 34.059 hektar ormanlık, 81.063 hektar ormansız olmak üzere 115.122 hektar orman sahası mevcuttur. Çal Orman Bölge Şefliği yanında Baklan, Çivril ve İnceler bölge şefliğini de bünyesinde toplayan Çal Orman İşletme Müdürlüğü 1967 yılında kurulmuştur. 1935'li yıllardan itibaren yöre insanındaki ormancılık ve ağaç sevgisi, idarecilerinde teşvik ve desteği ile yaygınlık kazanmış, dönemin kaymakam ve belediye başkanının civardaki ormanlardan sökülen çam fidanlarını törenle Gazi İlkokulu bahçesine dikmeleriyle, bugünkü Belediye Ormanı ve özel ormancılığın temeli atılmıştır.
Ey  Rahmeti Bol Pahişah Cürmüm iLe GeLdim Sana

Çevrimdışı HaşR

  • !
  • S|YöNetiCi
  • SüPeR üye
  • ******
  • Üye Puanl +6/-1
Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #21 : 18 Aralık 2011, 12:18:22 »
ÇAMELİ
Tarihçe :
    Karamanoğulları'nın 1277 yılında Selçuklular'a yenilmesi sonucunda, bir kısım Karamanlılar batıya göç ederek buralardaki değişik alanlara yerleşmişlerdir. Burdur ve Denizli çevresinde rastladığımız Karaman, Karamanlı gibi isimlerin açıklanması bu gerçeğe dayanır. Bugünkü Çameli ilçesinin ilk adı Karaman olarak bilinir. XlV. Yüzyılın başlarında Karaman, Menteşe Beyliğine bağlanmıştır. Cumhuriyet dönemine kadar ise Çameli, Köyceğiz'e bağlıyken zamanla bazı esnafın Karaman'a yerleşmeleri nüfusun çoğalmasına neden olmuştur. İlk mescidin burada yapılması ve çevreden Cuma namazını kılmak için buraya gelinmesi nedeniyle buranın “Cumayanı” olarak adlandırıldığı bilinmektedir. Cumhuriyet döneminde çevrenin merkezi haline gelen Karaman, 1930'da nahiye olmuş ve ilk kez Marmaris ve Köyceğiz'e, 1932'de de Acıpayam'a bağlanmıştır. 1953'deki idari düzenlemeler sırasında Karaman ilçe merkezi olmuş, adı çevresindeki ormanlardan esinlenerek Çameli olarak değiştirilmiştir.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    Çameli Denizli ilinin güneyinde bir ilçedir. İl merkezine uzaklığı 113 km.dir.Rakımı 750-2313 arasındadır. Çameli ilçesi Muğla ve Burdur illeri arasında; kuzeyinde Acıpayam, güneyinde Fethiye, doğuda Gölhisar ve batısında Köyceğiz ilçeleri ile çevrilidir. İlçenin yüzölçümü 73.800 ha'dır. Genellikle orman alanı içinde çok dağınık, biraz dalgalı, pek azda yayla karakterli bir araziye sahiptir. Akdeniz dağ iklimi tipinde kışlar soğuk-yağışlı, yazlar sıcak ve kurak geçer, yağmurlar özellikle sonbahar Ekim ayında başlar ve Nisan ayına kadar devam eder. Kış aylarında yağışlar genellikle kar şeklinde gerçekleşir. Çameli'de Akdeniz bitki örtüsü yok denecek kadar azdır. Orman alanları Kızılçam, Karaçam, Ardıç ve Meşe ile kaplıdır.
    2007 yılı nüfus sayımına göre;

Ekonomik Durum :
    İlçenin ekonomik durumu genelde zayıf olmakla birlikte, kendine özgü gelir kaynakları bölgede isim yapmıştır. Özellikle lezzeti ve pişkinliği ile ün yapan fasulyesi, cevizi, elması, balı tercih edilen ürünler arasındadır. Ayrıca hayvancılıkta hızla gelişmekte, süt inekçiliği ve hayvan ürünleri ekonomik açıdan büyük katkı sağlamaktadır. İlçenin özellikle Elmalı, Taşçılar ve Kirazlı yayla köylerinde alabalık üreticiliği hızla gelişmektedir. Adı geçen köyler, Dalaman çayının buz gibi kaynaklarına sahiptir. Bu nedenle 55 tane faal alabalık üretim tesisi vardır. Ege bölgesiyle Akdeniz bölgesinin kesiştiği noktada bulunan Çameli, kültür yönünden zengin bir ilçedir. Gireniz ve Teke yöresi folklörünün adeta sembolüdür. Tertemiz insanları, dağlarında boğaz havası çalan (gırtlak) çoban yörük kızları ile zeybek ve kırık oyun havalarını aynı anda oynayan gençleri görülmeye değerdir.
Ey  Rahmeti Bol Pahişah Cürmüm iLe GeLdim Sana

Çevrimdışı HaşR

  • !
  • S|YöNetiCi
  • SüPeR üye
  • ******
  • Üye Puanl +6/-1
Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #22 : 18 Aralık 2011, 12:18:40 »
ÇARDAK
Tarihçe :
    Çardak, Ortaçağda halkın geçimini hayvancılıkla sağladığı küçük bir köy idi. Maymun dağı eteğindeki köy halkı, hayvanlarını güneş sıcağından korumak amacıyla; evlerin ön tarafına veya yan tarafına Çardak denilen gölgelikler yaparak önlem almaktaydı. Bu küçük Türkmen köyünün hemen güneyindeki kervan yolundan geçen diğer köylüler de, buraya “Çardaklı Köy” adını vermişlerdir. Bu isim yerli Türkmen halkı tarafından da benimsenmiş ve böylece köyün adı Çardak olarak kalmıştır.
    Çardak, Selçuklular zamanında bir uç kalesi olarak, Selçuklular'ın savunma merkezi olmuştur. Çardak'taki HANABAT Kervansarayı da o dönemde yapılmıştır. Anadolu Beylikleri zamanında ise yöre, önce İnançoğulları'nın sonradan da Germiyanoğulları'nın eline geçmiştir. Germiyanoğulları Beyliği, Osmanlı İmparatorluğu topraklarına Sultan Yıldırım Beyazıt Han tarafından katılmıştır. Timur, Ankara Savaşından sonra yöreyi ele geçirmiş, askerlerinin bir kısmı ilçede bulunan kervansaray da birkaç yıl kalmışlardır. Timur'un tekrar doğuya çekilmesi ile yörede beylikler dönemi yeniden başlamış, fakat kısa sürmüştür. 1429 yılında tüm yöre Osmanlı İmparatorluğu'na katılarak Aydın Sancağı'na bağlanmıştır. İdari bölümün yeniden düzenlendiği Cumhuriyet döneminde küçük bir köy olan Çardak, sırasıyla önce Dinar'a, Honaz ve daha sonra da Bozkır Bucağı'na bağlı kalmıştır. 1958 yılında ise Denizli iline bağlanan Çardak, 5 köy ve 2 kasabadan oluşan bir ilçedir.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    Çardak, Denizli topraklarının doğusunda yer alır. Doğusunda Afyon'un Dazkırı ilçesi, batısında Bozkurt, kuzeyinde Çal, güneydoğusunda Başmakçı, güneyinde ise Burdur'un Yeşilova ilçesi ile çevrilidir. Yüzölçümü 400 km 2 dir. Güneyde Söğüt sıra dağları ile kuzeyde Maymun dağları, Çaltı köyünün güneyinde bulunan Kültü dağı arasında Hambat ovası yer alır. Yaklaşık 50.000 hektarlık bu ovada belirli ve sürekli bir akarsu yoktur. Ancak kuzeyinden çıkan kaynak sularının oluşturduğu dereler kapalı havza durumunda olan Acı göle dökülür. 1 veya 2 m. derinliğindeki gölde canlı yaşamaz ve yazın büyük oranda suyunu kaybeder. Acıgöl'den sodyum-sülfat hammaddesi elde edilmekte ve deterjan, kozmetik, cam, boya ve deri sanayiinde kullanılarak ekonomik bir değer oluşturmaktadır.
    Yazları sıcak ve kurak, kışları yumuşak geçen Subtropik iklimin etkisindedir. Yörede geçiş iklimin hakim olması, Akdeniz bitki türleri ile step, İç Anadolu bitki türlerinin yakınlaşmasını ortaya çıkarmıştır. Bunlar bozkır görünümlü tepe ve meralar ile Maymun Dağı eteklerinde görülür, bunda Acı Göl'ün çoraklaştırıcı rolününde etkisi büyüktür.
    2007 nüfus sayımına göre;

Ekonomik Durum :
    Yörede tarım ve hayvancılık önemli ekonomik faaliyetlerdendir. İlçede sığır yetiştiriciliği, modern tavukçuluk da ilçe ekonomisinde önem kazanmaktadır. İlçede bulunan süt toplama merkezi gelir getiren önemli bir tesis haline gelmiştir. Başta arpa, buğday, ayçiçeği, haşhaş, şeker pancarı, anason, bağcılık, bahçe ziraatı yanında son yıllarda Söğüt köyünde gül yetiştiriciliği denemeleri de olumlu sonuçlar vermektedir. İlçe ve çevresinde yapılan sondajlarla yer altı suyundan yararlanılarak daha verimli sulu tarım çalışmaları yapılmaktadır.
Ey  Rahmeti Bol Pahişah Cürmüm iLe GeLdim Sana

Çevrimdışı HaşR

  • !
  • S|YöNetiCi
  • SüPeR üye
  • ******
  • Üye Puanl +6/-1
Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #23 : 18 Aralık 2011, 12:19:14 »
ÇİVRİL
Tarihçe :
    M.Ö.3000 yıllarına kadar tarihi uzanan Çivril'in çeşitli yerlerinde bu yıllara ait olduğu belirlenen “Arzava Beylikleri'nin” birçok eseri bulunmuştur. Bu tarihten sonra sırasıyla Frigler, Lidyalılar, Selevki Krallığı, Bergama Krallığı ve Romalılar görülür. Selçuklular'ın Anadolu'ya yerleşmesiyle Çivril yöresinde Türk egemenliği başlamıştır. Çivril 1910-1911 yıllarında Afyon iline bağlı kaza iken 1925 yılında Denizli iline bağlı ilçe olmuştur.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    1499 km 2 yüzölçümü ile Denizli ilinin en büyük ilçesi durumundadır. Deniz seviyesinden 840 m.ve Denizli-Uşak karayolu üzerinde il merkezine 96 km., Uşak iline 54 km.uzaklıktadır. Doğusunda Sandıklı ve Dinar, batısında Karahallı (Uşak), Bekilli, Çal ve Baklan (Denizli), kuzeyinde Sivaslı (Uşak) ve Sandıklı (Afyon), güneyinde Dazkırı, Evciler (Afyon) ve Baklan (Denizli) ilçeleri bulunmaktadır.
    2007 yılı nüfus sayımına göre;
Ekonomik Durum :
    Ekonomisi 1960 yılı öncesinde tahıl, bağ, haşhaş ve az miktarda şeker pancarına dayanan ilçenin, 1960 yılından sonra DSİ ve Toprak Su Hizmetlerinin gelmesiyle hareketli ve güçlü bir yapıya kavuşmuştur. Her türlü tarımsal ürünler ve hayvancılığın yanı sıra pancar, elmacılık, bağcılık, sebzecilik ve su ürünleri önemli gelir kaynağını oluşturmaktadır. 70.000 hektar ziraata elverişli arazide tahıl, şeker pancarı, üzüm, elma üretimi, bunun yanında vişne, kiraz, şeftali gibi ekonomik değeri yüksek meyveler de yetiştirilmektedir. Çivril-Baklan ovası sulaması adı altındaki sulama inşaatı devam etmekte olup, 3.kısım Baklan sol sahil sulama inşaatı bitmek üzeredir. 70.000 hektar ziraata elverişli arazinin 28.220 hektarlık kısmı sulanabilmektedir. Tüm inşaatın bitiminde sulanabilir arazi miktarı üç kat daha artacaktır. Hayvancılığın da büyük önem taşıdığı ilçede 25.000 adet büyük baş, 87.000 adet küçük baş, 123.000 adet kanatlı hayvan mevcuttur. Suni ve tabi tohumlama çalışmalarıyla kültür ırkı hayvancılık geliştirilmektedir. Işıklı baraj gölünde yıllık 80-100 ton sazan balığı üretilmektedir. İlçede 3 adet su ürünleri kooperatifi, 4 adet küçük çaplı un fabrikası, 3 adet küçük sanayi sitesi vardır. 22.316 hektarlık ormanlık alan mevcut olup, Akdağ serisinde geyik koruma alanı bulunmaktadır.

GÜNEY
Tarihçe :
    Güney sınırları içerisinde M.Ö.2500-2000 yıllarından beri yerleşim olduğu sanılmaktadır. Yazılı kaynaklara göre ilçe sınırları içerisinde Sala adlı büyük bir kentin bulunduğu tahmin edilmekte ancak, kentin yeri kesin olarak tespit edilememektedir. Bugünkü Güney ilçesinin kuzeydoğusunda, ya da Aşağıçeşme Höyüğü çevresinde olma ihtimali yüksektir. Bundan başka ilçe sınırları içerisinde onu aşkın tarihi yerleşim yeri saptanmıştır. Bulunan sikkeler, mimari yapı parçaları, mezarlar, seramikler ilçe tarihi hakkında yüzeysel de olsa belli dönemler için bizi aydınlatmaktadır.
     1. Dünya Savaşı sonrasında Yunan işgaline uğramış, 3 Eylül 1922 tarihinde işgalden kurtulmuştur. İlçenin Karaağaçlı Mahallesi'ne yerleşenlerin sayısı zamanla artarak 1865 yılında Güney ilçesi bucak olmuş, önceleri Çal'a bağlı iken daha sonra Buldan'ın ilçe olmasıyla Buldan'a bağlanmıştır. 01.01.1948 yılında da ilçe olmuştur.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    İlçenin doğusunda Çal, batısında Buldan, kuzeyinde de Uşak-Eşme ve Güney ilçe merkezinin köyleri ile çevrilidir. Rakımı 830, yüzölçümü 534 km 2 dir. Topraklarını ortasından Menderes akarsuyu geçmektedir. Yer dağlık ve plato niteliğinde kısmi olarak ormanlarla kaplıdır.
    2007 yılı nüfus sayımına göre;

Ekonomik Durum :
    İlçenin ekonomisi tarıma dayalıdır. Tütün, arpa, buğday, bağcılık bunların yanı sıra antep fıstığı üretimi yapılmaktadır. İlçede modern usullerle üretim yapan, ürünlerin bir kısmını yurtdışına ihraç eden, özel bir şahsa ait şarap fabrikası da vardır. Modern hayvancılığı geliştirme çalışmaları da sürmektedir.
    İlçenin 16 km. doğusunda Büyük Menderes akarsuyu üzerinde bulunan Adıgüzel Barajı ve Hidroelektrik santrali inşaatı tamamlanmış ve şu anda elektrik üretimi yapılmaktadır. Adıgüzel Barajı, Türkiye'de işletmeye açılmış olan ve inşa halindeki barajlar içerisinde, yükseklik olarak (temelden) 9.sırada, dolgu hacmi bakımından 11.sırada, yıllık enerji üretimi bakımından 20.sırada yer almaktadır.
    Adıgüzel Barajı, Denizli ve Aydın illerindeki sulama alanlarına hizmet sunma yönünden, en büyük ve en önemli kilit tesistir. İlçenin 5 km. güneybatısında da Büyük Menderes akarsuyu üzerinde 1997 yılında inşaatına başlanan Cindere Barajı ve hidroelektrik santralinin yapımı da devam etmektedir. Cindere Barajından sulama ve kademe barajı olarak enerji üretilecektir.
    İlçenin güneyinde 5 km. uzaklıkta Güney Şelalesi bulunmaktadır.

HONAZ
Tarihçe :
    Honaz'ın ilk yerleşimi olarak bilinen Colossae antik kentine ait kalıntılar, Honaz dağı eteklerinde höyük üzerinde ve çevresinde görülebilmektedir. Kaynaklara göre M.Ö.V.yüzyılda varolduğu bilinen antik kent, Hellenistik ve Roma çağlarından sonra, geçirdiği yer sarsıntıları ve savaşlar sonucunda tahrip olmuştur. Bizans döneminde Honaz dağının yamaçlarındaki kale içinde yeniden kurulan ve Honaz olarak anılan kent, bu dönemde önemli bir yerleşim ve dini merkez olmuştur. Türklerin Anadoluya gelişinden sonra Bizans ve Türkler arasında birkaç kez el değiştiren kent, 1207 yılından itibaren Türk egemenliğine geçmiştir. Beylikler döneminden sonra, Yıldırım Beyazıt zamanında Osmanlı egemenliğine girmişse de Timur badiresinden sonra, bir süre tekrar Germiyanoğullarına geçmiş, 1428'den itibaren de tekrar Osmanlı Devleti'nin Anadolu Beylerbeyliği'ne bağlı bir liva ve sancak merkezi olmuştur. Honaz Cumhuriyet döneminde Denizli merkez ilçesinin bucağı iken, 1978 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    İlçe doğuda Bozkurt, batısında Denizli merkez ilçe, kuzeyde Çal ve Baklan, güneyde ise Serinhisar ilçesi ile sınırlıdır. İlçenin en önemli akarsuyu Aksu çayıdır. Ege bölgesinin de en yüksek noktası olan 2571 m.lik zirve ilçeye adını veren Honaz Dağı'nın doruğudur. İlçenin iklimi, Akdeniz iklimini andırmakla beraber, kışları biraz daha sert geçer.
    2007 yılı nüfus sayımına göre;
Ekonomik Durum :
    İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Küçükbaş ve kümes hayvancılığı ile başlayan ve süt inekçiliği ile genişleyen hayvancılık, bugün ilçe halkı için önemli bir geçim kaynağı durumundadır. Meyvecilik, özellikle kiraz yetiştiriciliği en önemli tarımsal uğraşlardan birisidir. Sekize yakın tür ve üstün kalitesi ile kiraz, ilçenin sembolü durumuna gelmiştir. Denizli Organize Sanayi Bölgesi ilçe sınırları içerisinde kurulmuştur. İlçe ekonomisini dolaylı olumlu yönden etkileyen fabrikalar, organize sanayi bölgesinin dolması nedeniyle Kocabaş kasabasına doğru kaymaktadır.

KALE
Tarihçe :
    Kale, günümüzde Eski Kale adıyla anılan dört tarafı sarp, üst yüzeyi sayılabilecek kayalıkların üzerinden kurulmuş iken, 1959 yılında bugünkü yerleşim alanına taşınmış ve aynı yıl ilçe olmuştur. Eski Kale, antik kaynaklarda Tabae olarak bilinmekle beraber, antik sikkelere ve halen satıh üzerinde görülen kalıntılara göre Tabae kenti, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini de yaşamış eski ve önemli bir yerleşimdir.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    Kale, Denizli-Muğla karayolu üzerindedir. Denizli il merkezine 75 km. Muğla il merkezine 79 km. uzaklıktadır. Kale ilçesinin kuzeydoğusunda Tavas, kuzeybatısında Aydın ili, güneyinde Beyağaç, güneybatısında Muğla ili ile çevrilidir. Arazi genel olarak engebeli ve dağlıktır. Denizden yüksekliği 450-1500 m. arasındadır. Yüzölçümü 533 km 2 dir. İlçe coğrafi olarak Ege Bölgesi'nin İç Ege bölümünde, Akdeniz Bölgesi'ne geçiş kısmında bulunmaktadır. Bu nedenle Akdeniz ikliminin İç Ege özellikleri görülmektedir. Doğal bitki örtüsü maki ve çam ormanlarından oluşmaktadır.
    2007 yılı nüfus sayımına göre;

Ekonomik Durum :
    İlçede önceleri gelir kaynağı olarak dokumacılık önde gelirken, son yıllarda dokumacılık yerine tarım ürünleri olan tütün, meyve, sebze bunların yanı sıra orman işçiliği ve hayvancılığa bırakmıştır. İlçede Kurbağlık, Çakırbağ, Ortaköy, Demirciler, Alanyurt, Özlüce ve Yenidere köylerinde linyit kömürü çıkarılmaktadır. Bu kömürler 3500 ile 6200 kalorilidir. İlçede 4 adet Orman Köyleri Kalkındırma Kooperatifi, 2 adet Tarım Kredi Kooperatifi, 1 adet Esnaf ve Sanatkarlar Kooperatifi, 1 adet Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi ve 1 adet Kale-Tavas Dayanışma ve Kalkınma Vakfı bulunmaktadır.
Ey  Rahmeti Bol Pahişah Cürmüm iLe GeLdim Sana

Çevrimdışı HaşR

  • !
  • S|YöNetiCi
  • SüPeR üye
  • ******
  • Üye Puanl +6/-1
Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #24 : 18 Aralık 2011, 12:19:44 »
SERİNHİSAR
Tarihçe :
    Serinhisar ve çevresi Oğuzlar'ın bir kolu olan Avşarlar tarafından kurulmuştur. Xlll.yy ikinci yarısında Karaağaç ovasında geçen İbn.Said buradaki Türkmenler'in “Uç” Türkmenleri olduğundan bahsetmektedir. Oğuzlar'ın Bozok boyuna mensup Türk oymaklarının yoğun olarak yaşadığı bir bölge olan Karaağaç ovasında, 1332'de geçen İbn Batuta burada ağaçların çok olduğunu ve buraya Karaağaç ovası denildiğini yazar. Önce “Kepez” sonra “Yerlikaya” denilen ilçe, 1302-1310 tarihlerinde yapılan ve son zamanlara kadar kalıntılarına rastlanan hisardan dolayı “Kızılhisar” diye adlandırılmıştır.
    Malazgirt'ten sonra Horasan erenleri öncülüğünde Batı Anadolu'ya gelen Türkmen toplulukları “uç” denilen bu bölgelere yerleşerek, yörenin Türkleşmesi ve İslamlaşmasının gerçek mimarları olmuşlardır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında eyalet olarak Konya'ya, sancak olarak da Burdur'a bağlanmış ve bu durum uzun süre devam etmiştir. 1671-1672'de Denizli'ye gelen ve Karaağaç ovasından geçen Evliya Çelebi Seyahatnamesinde, Karaağaç ovasından (Kızılhisar'dan) bahsetmektedir. Coğrafya koşulları ve rakımın yüksek olması, o günkü şartlarda beldenin kaza merkezi olmasını engellemiştir. 1870 tarihli Osmanlı Nizamnamesine göre Acıpayam'ın 1871'deki Kazalığı üzerine Kızılhisar Acıpayam'a bağlanmıştır. 1910'daki idari değişikliğe göre, Denizli bağımsız mutasarrıflık olmuş ve 1923 yılında Cumhuriyetin ilanıyla il haline getirilmiştir. 19.06.1987 tarih ve 3392 sayılı kanunla Kızılhisar ilçe olmuş, adı da Serinhisar olarak değiştirilmiştir.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    İlçe toprakları Denizli ilinin güney yönünde Akdeniz Bölgesine yakındır. Kuzeyinde Denizli, güney yönünde Acıpayam, batıda Tavas, doğuda Acıpayam'a bağlı Yeşilyuva kasabasıyla çevrilmiştir. Deniz seviyesi 900 m.den 2528 m.ye kadar değişmekte, göller yöresi iklimin hakim olduğu ilçe toprakları doğal orman alanıdır. Serinhisar, Antalya Körfezi'nin kuzeyinde bir yay biçiminde uzanan batı Toros dağlarının uzantıları arasında yer alır. Güney kanadında yayla, daha güneyinde Acıpayam ovasının bir parçasını oluşturan Serinhisar ovası yer almaktadır.
    2007 yılı nüfus sayımına göre;

Ekonomik Durum :
    İlçe merkezinde urgancılık, leblebicilik, kerestecilik, zeytincilik, tütüncülük, turşuculuk yapılmaktadır. Ayrıca Yatağan kasabasında halk, bireysel olarak bıçakçılık, halıcılık, tütüncülükle uğraşmaktadır.Serinhisar ilçe merkezinde ekonomik yapıya hakim olan halkın geçim kaynaklarının başında tütüncülük, nakliyecilik, pazarcılık ve halı dokumacılığı gelmektedir. Ayrıca turşu imali ve zeytin işletmeleri de önemli yer tutmakta, yurtdışına ihraç edilmekte ve ihracat genellikle Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Arap ülkelerine yapılmaktadır. İlçede fason üretim yapan 3 tekstil fabrikası da bulunmaktadır. Yatağan'da bıçakçılık ve el aletleri üretiminin ana hammaddesi olan kara çelik ve paslanmaz çeliği sağlamak için kurulan şirkete ait tesiste üretim giderek artmaktadır. Yatağan Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi: Sanayi potansiyeli yeterli olan Serinhisar ilçesinin Yatağan kasabasında 70 işyeri ve sosyal tesislerden oluşacak K.S.S. Yapı Kooperatifi 1994 yılında kurulmuş, kamulaştırma çalışmalarına başlanmıştır.

TAVAS

Tarihçe :
    Tavas, tarihi bakımdan eski ve önemli bir yerleşim merkezidir. İlçenin Vakıf, Medet, Yorga köyleri ile Kızılcabölük ve Kızılca kasabalarında Roma ve Bizans dönemine ait tarihi eserlere rastlanmaktadır. Medet köyü Roma medeniyetinde Heraclies olarak, bazı kaynaklarda ise Apollania Salbace olarak bilinmektedir. Burada M.Ö.l. yüzyıla ait bronz paralar bulunmuş, Adrianus ve Antonius dönemlerine ait olan paraların bir yüzünde Zeus ve Apollon tanrılarının başları, diğer yüzünde ise Amazon, kartal ve lir resimleri bulunmaktadır. Vakıf köyünde de Roma ve Bizans dönemine ait tarihi kalıntılar bulunmaktadır. M.Ö.l. yüzyıla ait buluntu paralarda Artemis'in baş resmi görülmektedir.
    Bu yörede Romalılar'dan kalan 3 m. genişliğinde 6 m. yüksekliğinde ve 12 km uzunluğunda toprak altında su kanallarının olduğu ve bu kanalların Vakıf köyündeki eski antik kente su getirmek için kullanıldığı anlaşılmaktadır. Romalılar zamanında Barza olarak tanınan antik kentin, bugünkü Yorga köyünün 2 km. kuzeyinde Bozdağ eteğinde kurulduğu sanılmaktadır. Kızılca kasabasında Sebastopolis olarak bilinen antik dönemine ait kent ve höyük bulunmaktadır. İlçedeki yerleşim Romalılar'dan daha eskiye dayanmaktadır. İlçe çevresine Türklerin yerleşmesi 1280-1290 yıllarında olmuştur. Selçukluların zayıflayıp yıkılması ile 1300'lü yıllarda Tavas Beyliği'nin kurulduğu ve o zamanki Tavas Beyliğini İlyas Bey'in yürüttüğü ve mevlevi tarikatından olduğu bilinmektedir.     
    Tavas Beyliği Germiyan, Aydın, Hamit ve Menteşeoğulları Beyliği arasında tampon bir bölge olarak kurulmuştur. Denizli'nin Germiyanoğullarına geçişi ile Tavas Beyliği 1365 tarihinde Menteşe Beyliğine bağlanmıştır. Beylik önceleri Horasanlı köyüne sonrada Hırka köyüne yerleşmiştir.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    Doğusunda Acıpayam, batısında Karacasu, kuzeyinde Denizli merkez ve babadağ, güneyinde Kale ile çevrilidir. Yüzölçümü 1.691 km 2 dir. Kızılca, Tavas ve Barza ovalarının etrafı dağlarla çevrili olup, rakım 950 m.dir. İlçenin Denizli'ye uzaklığı 45 km'dir. Kuzeyinde Honaz ve Babadağ, güneyinde Bozdağ, doğusunda Serinhisar, batısında Avdan dağı ile çevrilidir. Bazı köylerinde rakım 1300 m.'ye kadar çıkmaktadır.
    İlçe, İç Anadolu ve Göller Bölgesi iklimine benzer özellikler göstermektedir. Bu nedenle kışlar soğuk ve yağışlı, yazlar sıcak ve kuraktır. Yıllık ısı farkı çok fazla olmakla birlikte yağışlar İç Anadolu iklimine göre fazladır.
    2007 yılı nüfus sayımına göre;

Ekonomik Durum :
    Tavas ovası ilçenin tarımsal ekonomisinin ana kaynağıdır. Tarım ürünlerinden hububat üretimi başta gelmektedir. Bunun yanında tütün, üzüm, mercimek, şeker pancarı, elma, kavun ve karpuz da üretilmektedir. İlçede 2 adet fabrika bulunmaktadır. Bunlardan birisi %90 hissesi Tarım Kredi Kooperatifleri Birliğine ait olan Meytaş Yem Fabrikası'dır. Yıllık 36.000 ton kapasiteli olan fabrika, küçük ve büyükbaş hayvan yemi ile kanatlı yem üretmektedir. 80 ton kapasiteli diğer fabrikada un fabrikasıdır. Büyük fabrikaların dışında atölye niteliğinde plastik ayakkabı, çizme ve bidon imalatı yapan iki adet plastik imalathanesi mevcuttur.
    İlçede 120 işyeri olan Küçük Sanayi Sitesi faaliyettedir. İlçenin iş hayatında ekonomik ve çalışma hayatında büyük yer tutan konfeksiyon ve özellikle kot tipi üretim ile ayakkabı imalatı da yaygındır. 400 civarında terzi ve ayakkabıcıların imalatları çevre il ve ilçelerde pazarlanmaktadır. Kızılcabölük ve Karahisar kasabalarında mendil, gömlek, çarşaf, masa örtüsü ve giysi alanında pamuklu dokumacılık ev işletmeciliği şeklinde ekonomik yaşantıya katkıda bulunmaktadır. Bu ürünler orijinal renk ve desen tasarımları ile büyük kentlerin seçkin mağazalarında otantik tekstil el sanatı ürünleri olarak büyük ilgi görmektedir. Dokumacılık diğer köylerde de yaygınlaşmaktadır. Kızılca kasabasında da aile işletmeciliği şeklinde çok sayıda imalathanede leblebicilik, ayrıca mandıracılık, kümes hayvancılığı ve arıcılık faaliyetleri de yapılmaktadır. Doğal kaynaklar konusunda ilçenin Ulukent kasabasında manganez ve mermer, Kozlar köyünde Krom yatakları ile Avdan köyünde kömür yatakları bulunmaktadır. Turizm yönünden fazlaca gelişmiş değildir. Tavas, son yıllarda Karacasu'daki Aphrodisias ve Denizli Pamukkale'ye gelen turistlerin transit geçiş noktası olmuştur. İlçe sınırları içerisinde Cankurtaran mevkiinde, turizme yönelik olarak faaliyet gösteren iki adet halı ve bir adet kuyumcu mağazası da bulunmakta ve buralarda yaklaşık 1000 kişi çalışmaktadır. İlçe ekonomisinde dokumacılık ve terzilik önemli bir yer tutmaktadır.

Tavas Kızılcabölük'te Tekstil :
    Kızılcabölük; halkın geçim kaynağı % 98 dokumacılık olan, Denizli iline 55 km.uzaklıkta 1912 yılında Belediyelik olmuş, 5641 nüfuslu şirin bir kasabadır. Kızılcabölük'ün dokumacılık tarihi araştırıldığında bu mesleğin 16. asrın ortalarında bugün Sekizçam mevkii dediğimiz yerde bir Arap tarafından getirildiği söylenmektedir. Dokumacılık 16.asırdan 19. asrın ortalarına kadar mekiği el ile atılan tezgahlarda yapılmış ve mamul madde olarak yalnız düz beyaz donluk denen bezler dokunmuştur. 19.asrın ortasından itibaren desenli alacalar dokunmaya başlanmıştır.
    Has boya olarak kullanılan maddeler kan, ot kökü, zeytin yağı, sirken otu (mahalli ismi) ve keçi kanından çıkarılan bir maya ile kırmızı ve şarabi boyalar yapılmakta iken, 1880 yıllarında Avrupadan gelen alizar, şarabi, sarı, yeşil, siyah, çivit has boyaları kullanılmaya başlanmıştır. Dokumacılık tarihi çok eskilere dayanan Kızılcabölük'te, hiçbir teknik ekipman kullanılmadan 16.asırdan başlayıp günümüzde tam otomatik makinalarla devam ettirilen bu meslekle ne yazık ki Kızılcabölük dokumacılıkta hakettiği yeri alamamıştır. El dokumaları 2-4 veya 6 ayaklı diye tabir edilen ağaçtan yapılmış tezgahlarda dokunmaktadır. Bu tezgahlarda her türlü fantezi tekstil ürünü, perdelik, masa örtüsü, gömleklik ve buna benzer çeşitler üretilmekte olup, bu ürünler büyük şehirlerin seçkin mağazalarında büyük ilgi görmektedir. Kızılcabölük tekstil ürünlerinin yurtdışına ihracatı ile de milli ekonomiye büyük katkılar sağlanmaktadır. 1988 yılında Ege Bölgesi İhracatçılar Birliği tarafından düzenlenen yarışmada Kızılcabölük birincilik ödülüne layık görülmüştür. Yukarıda belirtilen şekilde geçim kaynağı tekstile dayalı olan 500 otomatik, 1500 civarında yarı otomatik tezgahta çarşaf, gömleklik, mendil, sofrabezi, pike, peçete, hambez, masa örtüleri ile son 5 yılda ismini daha iyi duyurmuştur.

SARAYKÖY
Tarihçe :
    Sarayköy ilçesinin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemesine rağmen, XlV.yüzyılın sonlarına doğru Türkmen aşiret Reisi Sarıbey tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Sarıbey'in kendi adı ile kurduğu köyün adı, daha sonraları çeşitli değişikliklere uğrayarak günümüzde Sarayköy'e dönüşmüştür. 1763 yılına kadar köy olan Sarayköy, bu tarihte Aydın iline bağlı bucak olmuştur. 1867 yılında Denizli livasının kazaya çevrilmesi üzerine, Denizli'ye bağlı bir nahiye olarak statüsünü korumuş, 26 Şubat 1882 yılında Denizli'nin sancak olması üzerine bu tarihten itibaren Denizli Sancağı'na bağlı bir kaza olmuştur.
    15.05.1919'da Yunanlılar'ın İzmir'i işgal ederek Aydın, Nazilli ve Sarayköy'e doğru ilerlemeleri karşısında Sarayköy Heyet-i Milliyesi zaman kaybetmeden harekete geçti. Müftü Ahmet Şükrü Efendi, Sarayköy ve civarında eli silah tutabilen herkesi topladı. Bu girişim sayesinde toplanan gönüllü kuvvet Menderes köprüsünü ve havalisini koruyarak, düşmanın ilerlemesini ve Denizli'ye girmesini engellemiştir. Bu günün anısı ve Sarayköylü vatanseverlerin gösterdiği kahramanlık nedeniyle bir efe heykeli yaptırılmış, bu heykel Sarayköy'ün sembolü olmuştur. Her yıl 24 Mayıs gününde bu anlamlı ve coşkulu olay tüm ilçede “Sarayköy'ün Milli Mücadeleye Katılım Günü” olarak şenliklerle kutlanmaktadır.

Coğrafi Yapı ve Nüfus :
    Denizli merkeze 20 km. mesafedeki Sarayköy'ün kuzeyinde Buldan, doğusunda Denizli, güneyinde Babadağ, batısında Buharkent, Kuyucak ilçeleri ile çevrilidir. Aydın dağları ile Menteşe dağları arasında akan Büyük Menderes akarsuyu nedeniyle, aynı adı alan ovada yerleşilmiş, ancak bazı köyler çevredeki dağ eteklerinde sıralanmışlardır. Yüzölçümü 470 km 2 'dir. İlçenin kuzeyinden Büyük Menderes akarsuyu geçmektedir. Ayrıca yazın suyunu kaybeden küçük çaylarda bulunmaktadır.
    Akdeniz ikliminin özelliklerinin görüldüğü ilçede, yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise çok soğuk olmamakla beraber yağışlı geçmektedir. Sarayköy'ün Sazak dağı ise genelde çıplak, ancak dağın ve çevresinin ağaçlandırılması için Denizli Orman Bölge Müdürlüğü'nce yoğun çalışmalar sürdürülmekte ve bu nedenle bir çok fidan dikilmiş bulunmaktadır.
    2007 yılı nüfus sayımına göre;

Ekonomik Durum :
    Sarayköy ve çevresinde en gelişmiş sanayi dalı dokumacılıktır. Eskiden beri Babadağ ve köylerinde yürütülen dokumacılık son yıllarda Sarayköy'ün çevre köylerine de girmiştir. Buralarda çoğunlukla tüccar için fason dokunan ham bezler daha sonra işlenerek ve desen baskıları yapılarak çarşaf ve nevresim halinde piyasaya sunulmaktadır. Köprübaşı köyündeki iki tekstil fabrikası bu yöntemle ürettiği tekstil mamullerini yurt dışına ihraç etmektedir. Sarayköy'de bulunan meşrubat fabrikasında gazoz ve kola gibi içecekler üretilmektedir.
    Kızıldere jeotermal santraline ek olarak yapılan bir tesiste santralden dışarıya atılan atık sudan kurubuz ve sıvı karbondioksit üretilmektedir. Tesisin işletme kapasitesi yurdumuzun bu ihtiyacını karşılayabilecek düzeydedir. Üretilen bu ürünler yurdumuzda meşrubat sanayiinde, gıdaları dondurma ve şoklama işlemlerinde ayrıca endüstride de kullanılmaya başlanmıştır. İlçede 1940 yılında, 17 ortak tarafından kurulmuş olan (halen 1687 ortağı vardır) 3500 ton kapasiteli kapalı depolama alanı, 34 adet çırçır makinesinden oluşan bir çırçır fabrikası bulunmaktadır.
    Büyük Menderes akarsuyunun suladığı Sarayköy ovası sulu tarımın yapıldığı verimli bir arazidir. Kanal ve kanaletler sistemi ile ekili alanların büyük bir bölümü sulanmaktadır. 105.000 dekarlık pamuk ekili alanı toplam arazinin %68'ini oluşturmakta, ardından sebze ile erik, kayısı şeftali üretimi gelmektedir. Bunların dışında çok olmamakla birlikte zeytin üretimi de yapılmaktadır. İlçe yer altı zenginlikleri yönünden zengindir. Yeşilyurt köyü çevresinde alçıtaşı ocakları bulunmaktadır. Sazak dağında ve Kabaağaç alanında kalorisi çok yüksek fakat damar olarak az olan Linyit kömür ocakları bulunur
    Yakın çevrede Kızıldere, Tekke, Yenice ılıcaları olmak üzere bu şifalı sular Büyük Menderes akarsuyu çevresinde bulunmaktadırlar. İlçe sınırları içinde ayrıca İn hamamı ılıcaları da vardır. Kızıldere Jeotermal Santralı: Denizli Sarayköy ilçesi Karataş köyü sınırları içerisindedir.
Ey  Rahmeti Bol Pahişah Cürmüm iLe GeLdim Sana

Çevrimdışı HaşR

  • !
  • S|YöNetiCi
  • SüPeR üye
  • ******
  • Üye Puanl +6/-1
Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #25 : 18 Aralık 2011, 12:21:12 »
Geleneksel Meslekler ve Yöresel El Sanatları
    İlin Tavas, Acıpayam, Çameli, Güney ve Çal ilçelerinin kırsal alandaki yerleşme ünitelerinde el sanatları çalışmaları yapılmaktadır. Özellikle ev hanımları ve genç kızların çeşitli renkte ince ipliklerle; tığ, iğne, mekik gibi araçlar kullanarak yaptıkları “oyalar” sürdürülmekte bu zarif ve geleneksel el işleri günden güne rağbet görmektedir. Böylece bilim ve tekniğin zamanımızdaki ileri adımların durdurmakta olduğu el sanatlarımızı kurtarma çabaları hızla sürdürülmektedir.
    Geleneksel Denizli El Sanatları; dokumacılık, hasırcılık, dericilik, testi ve bardak yapımcılığı, urgancılık, bakırcılık, demircilik, tarakçılık, semercilik-saraçlık, tel kırma gümüş işleri, iğne işleri, ağaç işleri olarak sıralanabilir.

    Dokumacılık:Denizli’de dokumacılığın kökeni, Antik dönemlere dayanır. Bu temel uğraş, Çürüksu ve Büyük Menderes vadilerinin, Türkler tarafından iskân edilmesinden sonra da gelişerek devam etmiştir. Dokumacılığı, genellikle kadınlar yapmaktaydı. Çürüksu ovasında yetiştirilen kaliteli pamuklar, iplik haline getirilir; ceviz yaprağı, soğan kabuğu, palamut, sumak, mazı, birçok ot ve köklerden elde edilen boyalarla renklendirilmekte, yörede beslenen uzun ve ince tüylü bir koyun cinsinden elde edilen yünlerden de zarif yünlü kumaşlar dokunurdu. Her iki türdeki iplik elyafının iyi nitelikli oluşu ve kuvvetlice eğrilmesi, kumaşın kaliteli ve uzun süre dayanmasını sağlıyordu.










    Bu kumaşlar yapıldıkları kentin adı ile anılır, yurtiçi ve yurtdışı pazarlara da ihraç edilirdi. İbni Batuta’ya göre burada eşi benzeri olmayan altın işlemeli pamuklu elbiseler dokunurdu. Osman Gazi’nin kişisel eşyaları arasından, Denizli tülbentleri, saray kadınları için iç çamaşırlık ince beyaz bezler, bayraklık kırmızı kumaşlar, şalvar çıkmıştır. İshak Fakih, XIV. yy.ın ikinci yarısında Osmanlı Sultanı l. Murat’a ve Germiyanoğlu Süleyman Şah’ın kızının Yıldırım Beyazıt ile evlenmesi nedeniyle, Denizli’den alemli ak bezler alındığını söylemektedir. XVII. yy.da Denizli’yi ziyaret eden Evliya Çelebi’de, Akdağ’ın beyaz pamuk bezinin, Acem ve Musul bezinden daha ince olduğunu yazmaktadır. Bu ifadesine göre, kumaşların o dönemde dünyada üretilen kumaşlarla yarışacak düzeyde olduğu anlaşılıyor.XlX. yy.ın başlarına değin Denizli’de dokumacılık gerçek bir sanat niteliği taşımaktaydı. Bu dönemde bölgedeki bez gereksinimini, tamamıyla yöredeki üreticiler karşılıyordu.










    Osmanlı İmparatorluğu’nun açık pazar durumuna gelmesinden önce Denizli’de yetiştirilen pamuk, geleneksel yöntemlerle işlenirdi. Dokuma için gerekli iplik bu yolla sağlanırdı. Daha sonra çoğu İngiliz kaynaklı iplik ve pamuklu dokumaların ithali, pamuk üretimini ve el dokumacılığını olumsuz etkiledi. Yerli kumaşlar ithal malların rekabeti ile karşı karşıya kaldılar. Denizli’ye ilk yabancı dokuma 1872’de girdi. Japon ürünlerinin yerli ürünle rekabeti 1920 lerin sonlarına değin sürdü.
    1914’ten önce Denizli dokumaları renk ve desenleriyle üstün nitelikte ürünlerdi. Her bölgenin ünlü dokumaları olduğu gibi, kimi ustaların kendi adlarıyla bilinen ürünleri de bulunuyordu. 1. Dünya Savaşı’nda askere giden ustaların yerleri boş kalmış, dokumacılık yer yer durgunlaşmıştır. Yumağını bitirmeden askere giden ustaların yumakları, yıllarca asılı kalmış, bu işi devam ettirecek usta bulunamamış ve kimi yerlerde dokumacılığı kadınlar sürdürmüştür. Savaş sonunda sağ kalabilen ustalar geri dönerek bu sanatı canlandırmışlarsa da eski niteliğine ulaşamamıştır.










    El dokumacılığı bu dönemde yaygın biçimde evlerde ve atölyelerde yapılmaktaydı. 1927’de dokuma tezgâhı olmayan ev yok gibiydi, ayrıca 423 dokuma atölyesi vardı.Denizli merkezi dışında, Buldan, Sarayköy, Babadağ, Tavas, Kızılcabölük ve Kale’de köklü, gelişmiş bir dokumacılık bulunmaktadır. Özellikle Babadağ, Kadıköy dokumalarıyla, Buldan ise beziyle Anadolu’da ün salmıştır. Dokumacılığın büyük çoğunluğunu yatak çarşafları ve alacalar oluşturur. Basmacılık ve kuşakçılık en gelişmiş tekstil dallarından biriydi. Ayrıca kimi köylerde yünden “Kılçar” denilen şalvarlık dokunurdu.Serinhisar’da yünden menevrek, kılçar, çakşırlık, kara kuzu yönünden şalvarlıklar dokunurdu. Bekilli ve Çal’ın Ortaköy köyünde ak bez ve alaca bezler imal edilmiştir. Bürgü, bohça, perde, yastık kılıfı işlemeleri Buldan ve diğer bazı köylerde üretilmiştir. Güney ilçesi Eziler ile Çal’ın Süller kasabasında halı ve kilim dokumacılığı gelişmiştir. Halı, kilim, heybe, torba, çul, çuval, seccade gibi kaba dokuma sanayi ürünlerinin tarihi de çok eskilere dayanmaktadır. Halıcılık, Yatağan, Bozkurt, Çal ve ilçelerinde gelişmiş bir sanattır. Süller kasabası da kilimleri ile ünlüdür.Acıpayam’ın Yeşilyuva kasabasında 1960’dan önceki yıllarda yolluk, kilim, heybe ve torba dokuyan basit tezgahlar bulunmaktadır. Bu ilkel tezgâhlarla kasabanın ihtiyacı karşılanırdı. Bu dokumalardaki ipler evlerde eğrilir ve boyanırdı. Bugün kasaba yün ip boyama ustaları vardır ve eski yöntemle ipleri boyamaktadırlar. Kadınlar da kilim ve yolluk dokumaktadırlar.
Ey  Rahmeti Bol Pahişah Cürmüm iLe GeLdim Sana

Çevrimdışı HaşR

  • !
  • S|YöNetiCi
  • SüPeR üye
  • ******
  • Üye Puanl +6/-1
Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #26 : 18 Aralık 2011, 12:21:36 »
Testi ,Bardak. Seramik Yapımcılığı ve Boyaması:Testi, toprak bardak, küp, saksı Serinhisar, Çivril, Tavas ve Sarayköy ilçesinde çok eski yıllardan beri devam eden bir sanat dalıdır. Yörenin kırmızı toprağı, bardak yapımcılığına uygun olduğu için, bu sanat dalı ilçede gelişme göstermiştir. Testi ve bardak yapımcılığı çok uzun ve zahmetli bir iş olduğundan, yeni yetişenler bu mesleğe ilgi göstermemektedir.


































Ey  Rahmeti Bol Pahişah Cürmüm iLe GeLdim Sana

Çevrimdışı HaşR

  • !
  • S|YöNetiCi
  • SüPeR üye
  • ******
  • Üye Puanl +6/-1
Ynt: Denizli ili GeneL Bilgiler
« Yanıtla #27 : 18 Aralık 2011, 12:21:49 »
Dericilik:Denizli yöresinde dericilik sanatı da dokumacılık kadar eskidir. Bu uğraş Türkmen Boyları’nın, Denizli yöresine yerleşmelerinden sonra daha da değer kazanmıştır. 1071’de Türklerin Honaz kalesini ele geçirmeleri ile burada ilk yöresel Türk dericilik faaliyetinin temeli atılmıştı. Her ne kadar Denizli dericiliğinin kuruluşu Ahi Evran ile başlatılmakta ise de, Ahi Evran Denizli’ye geldiğinde yörede gelişmiş bir deri sanatı bulunmaktaydı. Ahi Evran’a bağlı şeyhlerden Ahi Kaysar, orta çağda dericiliği Acıpayam’a bağlı Yeşilyuva’da tesis etmişti. T.Toker, debbahlığın piri olarak bilinen Ahi Evran’ın kendi adıyla kurduğu teşkilatın 32 iş koluna ayrıldığını yazar.

 

    Dericilik genellikle bol akarsu olan yerlerde yapılırdı. Bunlar arasında il merkezi, Honaz, Yeşilyuva ve Buldan ilçesine bağlı Narlıdere köyü, tabakçılık ve çizme yapımında gelişmişti. Osmanlı döneminde de önemini koruyan bu sanat, ayakkabıcılık, çizme, cilt, silah aksesuarı ve saraçlık olarak gelişmişti. Hayvan koşumları ve eğerleri, deri ve köseleden üretilmekteydi. Elvan deri olarak nitelendirilen deri örnekleri arasında siyah, kırmızı ve sarı renkler ünlüydü. Yakın bir zamana kadar bu renk derilerden kadınlara, genç kız ve gelinlere Hitit tipinde burnu kalkık, pullu ve işlemeli zarif terlikler yapılırdı.
    Yeşilyuva geçmişte olduğu gibi günümüzde de önemli bir dericilik merkezidir. XlX. Yüzyılda kasabanın alt eteklerine değin akan ve kentin ortasından geçen Cilhan ve Macar dereleri boyunca, yüzlerce tabakhane kurulmuştur. Bu tabakhanelerde işlenmiş olan, kösele, sahtiyan ve meşin gibi deri ürünler Konya, Antalya, Girit, Rodos, Muğla ve İzmir’e gönderilmekteydi. Günümüzde de yöre insanı geçimini çoğunlukla ayakkabıcılıktan sağlar ve hemen her evin küçük bir ayakkabı imalathanesi bulunur. Daha önceleri elle dikilen ayakkabılar günümüzde teknolojik gelişmeyle birlikte yerini makinelere bırakmıştır. Geçmişte bir ayakkabının her aşamasını kendileri yapan ustalar bugün sadece belirli bir parçasını yapmaktadırlar. Böylece ayakkabıların belirli bölümleri üzerinde ustalaşma olmaktadır. Bu durum daha seri ve istenilen niteliğe yol açmıştır. Bu aşamalar saya kesimi, saya traşçılığı ve saya dikimidir. Yeşilyuva, günümüzde Türkiye’nin kösele ihtiyacının % 80’nini karşılamaktadır. Ayakkabıcılık, ayakkabı kesme, taban yapıştırması, freze, fora, boyama ayrı ayrı işler haline gelmiştir. Bu mesleğe bağlı olarak semercilik, saraçlık meslekleri de yaygındır.
Ey  Rahmeti Bol Pahişah Cürmüm iLe GeLdim Sana