Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Haberler:
Sitemiz Tekrar Açılmıştır. Çalışmalar Devam Edecektir Saygılarımızla
Ana Sayfa
Forum
Yardım
TinyPortal
Ara
Takvim
Giriş Yap
Kayıt Ol
www.Aradigim.net
»
İslam Arşivi - Allah - Kuran - Kuran - Peygamberler
»
İslam Nizamı ( Kelime-i Şehadet - Namaz - Oruç - Zekat - Hac )
»
Namaz
»
Hayalimdeki Namaz
« önceki
sonraki »
Yazdır
Sayfa: [
1
]
Aşağı git
Gönderen
Konu: Hayalimdeki Namaz (Okunma sayısı 196 defa)
MiM
Grup YöNetiCi
SüPeR üye
Üye Puanl +16/-0
Hayalimdeki Namaz
«
:
11 Aralık 2008, 01:54:49 »
Tam manasıyla yoğunlaşıp edasına muvaffak olsam, idealimdeki namazı nasıl kılardım?
Herhalde şöyle: önce namazda huşûa erdiren şu dört hususa riayet ederim. Yediğimin helal lokma olmasına titizlenirim. Abdest alırken gafletten uzak durmaya çalışırım. İftitah tekbirini alırken kendimi ilâhî huzurda bilirim. O’ndan gayrısı ile alakayı kesmeye azami gayret ederim...
Bu cümleden olmak üzere; namaz vakti yaklaşınca, “kendisiyle Hakk’ın huzuruna duracağım” güzel bir abdest alırım. Temiz bir yerde âdâbına riayet ederek ve dualar okuyarak... Huzur halinde bir abdest...
Sonra namaz kılacağım yere vakarla giderim. Tam manasıyla kendimi hazır hissetmeden huzura durmak istemem. Uzuvlarım sükûnete erip karar buluncaya, kalbî niyetimle azalarım bütünleşinceye kadar beklerim.
İftitah tekbiri alacağım sırada; Kabe’yi iki kaşımın arasında, Makam-ı İbrahim’i göğsüm hizasında bilirim. Cenab-ı Hakk’ın, dışımdaki ve içimdeki her şeyi bildiği gerçeğini yeniden hatırlarım...
Sanki ayaklarım sıratın üstündeymiş gibi müteyakkız olmaya çalışırım. Sanki sağımda cennet, solumda cehennem var. Ve arkamda ölüm meleği; emaneti almak üzere hazır beklemekte. Kılmakta olduğum namaz, son namazım olabilir... Öyle olsa nasıl itina ederdim?
İhsan duygusuyla tekbir alırım. Tekbir, ululamak, iftitah açmak demek. Bu taktirde iftitah tekbirinin anlamı bir kapıdan içeri girmektir. Ki o da, mâsivâ ile alakayı kesip, divana durmak olmalı. Namazın rûhâniyet iklimine girmek olmalı... İşte o huzuru bulmaya gayret ederim.
Tekbirden sonra tefekkürle sûreleri okurum... Okurken Fatihayı düşünürüm. Din Günü’nün Sahibi’ne yakarışımı... O büyük duayı; sadece O’na sığındığımızı ve yalnız O’ndan yardım dilediğimizi... Bunları her namazda, namazın her rekatında duyarak okumaya çalışırım. Çünkü, namazla benliğime nakşetmem istenen ebedî hakikat budur...
Sûreleri dahi telaşsız okumaya, kelimeleri şuurla telaffuz etmeye gayret ederim. Bildiğim kadarıyla ve fakat huzurdaki halime mani olmayacak yoğunlukta manalarını düşünürüm. Kıyamda, kıraat esnasında gözümü secde mahallinden ayırmamaya gayret ederim...
Tevazû ile rükûa varıp, tazarrû ile secde ederim. Aldığım tekbirlerde “Allahü ekber”in manasını hissetmeye çalışırım. Rükûda ve secdede tesbîhâtı tane tane söyleyerek “Sübhâne rabbiye’l-azîm”in, “Sübhâne rabbiye’l-a’lâ”nın azametini bütün benliğimde duymaya çalışırım. Her bir rüknü hakkınca eda edip, ta’dil-i erkanı namazım boyunca korumaya çalışırım.
İsterim ki, her rükunda uzuvlarım itminana ersin. Kıyamdan rükûa, rükûdan secdeye varışlarım, Rahaman’a kurbiyet derecesine yükselten birer basamak olsun. Tevazu ile O’nun huzurunda başımı eğdikçe, katına doğru muhabbetle yükselişim zirvelere ulaşsın. Bir gün secde edenler defterine adımın yazılacağına dair ümidim artsın...
Teşehhüde bu duygularla, kemâl-i edeple otururum. Tahiyyâtı her defasında taze bir ümitle okurum ve onun rûhâniyetinden istifade etmeye çalışırım. Tahiyyât ki, mü’minlerin miraç hatırasıdır. “Et-tahiyyâtü lillâhi...” derken o muhteşem mülakatı düşünürüm; Habib-i Ekrem’in Zât-ı Kibriya ile buluşmasını. O selamlaşmadaki ihtişamı. Ve Cebrail (a.’ın bu manzaraya şahitlik etmesini...
Bu şuurla namazı bitirdikten sonra, sünnet üzere selam veririm: Sağıma selam verirken Fahr-i Kainat’tan ve Hz. İbrahim (a.s.)’dan başlamak üzere bütün enbiyaya ve meleklere hususi selamlar gönderdiğimi düşünürüm. İçimdeki sevgi denizinin böylesi bir selamlaşmayı elzem kıldığına inanırım.
Çünkü namaz, Rasûlullah’ın miracından hissedar olmaktır. Dünyanın denâeti insanı tamamen kirletmesin diye şu hayatla miraç duyguları arasında bir gidiş geliştir. Bu sebeple miracın o kutlu hediyesi ile yüreğim ferahlasın isterim, hayallerim alabildiğince geniş olsun derim. Selam verdikçe rahmet ve esenlik dileklerimin kar topu gibi büyüdüğüne, bereketlendiğine inanırım. Soluma selam verirken bütün insanları düşünürüm. Namaz kılan mü’min ve mü’minâtın selamımdan hissedar olmalarını isterim. Her namaza duruşumda, yer yüzünü kaplayacak şekilde Ka’be’nin etrafında genişleyerek devam eden halkalardan birine dahil olduğumu tahayyül ederim. Ve o halkaya dahil olan bütün mü’minlerle namaz bitiminde selamlaştığımızı düşünürüm. On binlerce Müslüman hakkında rahmet ve bereket dileğinde bulunduğuma, on binlercesinden benzer hissiyatla selam aldığıma inanırım.
Bu duygularla kılacağım bir namazdan sonra, yine de korku ile ümit arasında bulunurum. Namazlarımı bu minval üzere edaya muvaffak kılması için Allah’a yalvarırım.”
RABB'im cümlemize bu mınval üzere namaz kılmayı nasip etsin.
selam ve dua ile
Kayıtlı
www.Aradigim.net
Hayalimdeki Namaz
«
:
11 Aralık 2008, 01:54:49 »
Yazdır
Sayfa: [
1
]
Yukarı git
« önceki
sonraki »
www.Aradigim.net
»
İslam Arşivi - Allah - Kuran - Kuran - Peygamberler
»
İslam Nizamı ( Kelime-i Şehadet - Namaz - Oruç - Zekat - Hac )
»
Namaz
»
Hayalimdeki Namaz